Monokolular - Özgür Balaban


 

                                                            evet, avniekerde de

 

selçukunsa iğranda indiği bir şakadan bitap

gibi kurduğundan mıdır a'detini bilinmez

vaşak besler bir takım küfürlerde ya

abilerle fotoğrafa sığdığı

 

o,osmandan da bahsetmek gerekenler odur. 

hani şu,   meşhuuuuuuuur

çoluk çocuk / kadın erkek

konukomşu demeden... meseli.

bu, nerede, nasıl sıçradı ahmetin ahmetliğine de

bir doğum lekesi gibi kaldıysa suskusundaki

burkamaz bile baba yadigârından

misafirperver ve lükse düşkün değildir,

 

kekemal de öğlene kadar hiç konuşmaz mesela

elinde bir çakı birkaç dua ile

dağlara kulak kabarttığı doğru mudur

sorarlar

bir çakmak ve birkaç mektup ile, öyle mi.

monokoluların hiç, ama hiç yenilmediklerini bilmesek

hilal şeklinde geriçekilmenin

yerçekimine kazandırdıklarını sayardık bir bir ellife de, hani

çinsel içerikli bir serüvenden

sağ çıkabileceklerin

 

iyi vatandaş

iyi birey

iyi futbolcudur mesela yakupöyledir

altınsarısı saçları

akşama doğru bıyıklarının rengini alır ki

nerede monokolu bi birader görsen

kati bir dille arşa bakması

 

çeşitli U'lardan geldi onlar öpüldüler

kimi gövdesine gövde dedi

avradına avrat...

nasılsına ve keşiş orgazmına

saol! diye karşılık verdiklerinde

uzay boşluğu şöyle bir gider gelir ki

tüm spor dalları ve mimariye elbet

yeni bir soluk getirdiler

 

getirdiler ben gördünüz mü hiç demedim

evrenin ahenk kaybı garbımıza gidedursun

sen nasıl sus yapacak bize evren midir deyip

gizlice sokulup başımızı okşayıp'da iken

 

şaşırdık şaşırmasına buldozerleri saydık

pamuk istedi nobre illa fasulye ıslatacak

kaşgöz ettik şef garsona 3 başçavuş çömeltip

eller g3 şıngırtısı gözler çift okey kırmızı

sen bize monokoca bi aşıkol istemiştik belki hepsibu

 

Özgür Balaban

 

*Bu şiir, Gard'ın 9. sayısında yer almıştır.